WeCreativez WhatsApp Support
Müşteri destek ekibimiz sorularınızı cevaplamak için burada. Bize herşeyi sorabilirsiniz!
Whatsapp Destek!

Karnitin Nedir? Yorumlayın

Karnitin Nedir?

Karnitin 1980’li yıllarda yağ yakımına destek olabilen bir ürün olarak piyasaya sürülmüştür. Onunla aynı kulvarda yarışan uyarıcı ürünler ortaya çıkınca popülerliğini yitirmiş olsa da, günümüzde eskisinden daha kuvvetli olarak karşımıza çıkmaktadır. Karnitin hakkında meydana getirilen kapsamlı araştırmalar, onun yalnız yağ yakmaya destek olabildiğini değil, bununla beraber egzersiz sırasındaki performansı güçlendirebildiğini ve iyileşme periyodunu hızlandırabildiğini ortaya çıkarmıştır.

Karnitin

Karnitin bir amino asit olarak gösterilse de teknik olarak bir amino asit değildir. Vitamin benzeri ya da amino asit benzeri olan bir bileşendir ve B vitaminleri ile akrabadır. L-Karnitin, 1950’li yıllarda ilk kez araştırıldığında ona BT vitamini adı verilmiştir.

L-Karnitin karaciğerde ve böbreklerde lizin ve metiyonin amino asitlerinden türetilir fakat vücutta kaslarda, kalpte, beyinde ve hatta sperm hücrelerinde saklanır. Rejim yöntemiyle en fazlaca et ve öteki hayvansal gıdalardan alınır. Soya fasülyesi ve avokado benzer biçimde bazı bitkisel kaynakları da vardır fakat kırmızı et daha iyi bir L-Karnitin deposudur.

Karnitin, L-Karnitin ve D-Karnitin olmak suretiyle iki formda bulunur. L-Karnitin, doğada bulunan ve biyolojik olarak etken olan formudur. Gıda etiketlerinde “L-carnitineL-carnitine L-tartratePropionyl-L-carnitine” olarak görmeniz mümkündür. Hepsi birbiriyle benzerlik göstermektedir ve benzer etkilere haizdir. D-Karnitin biyolojik olarak etken bir madde değildir ve supplement olarak satılmaz.

ALCAR olarak malum “Asetil L-Karnitin”, L-Karnitin’in popüler bir formudur. Merkezi sinir sisteminde bulunur. Temel olarak enerji üretme görevi vardır ve bununla beraber mühim bir sinir taşıyıcısı olan asetilkolin üretir.

Asetil kökü grubu karnitin molekülü ile birleşerek, kalp-beyin bariyerini aşarak beyine ulaşır ve burada kuvvetli bir antioksidan görevi görür. Bu yüzden bazı araştırmalar Asetil L-Karnitinin sinir dejenerasyonu ve yaşlanmaya karşı koruyucu görevi gördüğünü anlatmaktadır.

L-Karnitin Yararları

L-Karnitinin vücutta üstlendiği en mühim görevlerden biri de yağları, bilhassa uzun zincirli yağ asitlerini hücre mitokondrisine taşımaktır. Burada okside olan yağ asitleri ATP (adenosine triphosphate) üretir ve enerji olarak kullanılırlar. L-Karnitin bu hücresel seviyedeki görevi hem egzersiz esnasında hem de dinlenme esnasında gerçekleştirir, fakat araştırmalar yoğun egzersizler esnasında daha fazlaca ATP üretildiğini anlatmaktadır.

Kafi seviyede L-Karnitin eğer olmazsa, gıdalar yöntemiyle aldığımız pek fazlaca yağ mitokondriye ulaşamaz ve vücutta yakıt olarak kullanılamaz, şu demek oluyor ki enerjiye dönüşemez. L-Karnitin eksikliği çekenlerin karşılaşacağı tek mesele vücut yağlarını yakamamakla kalmaz; kasların zayıflaması, gelişme geriliği, karaciğer büyümesi ve daha pek fazlaca mesele ortaya çıkar. Vücudunuz L-Karnitin üretebilir sadece vücut fonksiyonlarının muntazam çalışabilmesi için kafi seviyede olması gerekmektedir, yoksa sağlığınız ciddi seviyede zarar görebilir.

İskoçya’da meydana getirilen bir araştırma L-Karnitin’in yağ taşıma fonksiyonunun yanı sıra, kas hücrelerindeki insülin aktivitesini arttırdığını ortaya koymaktadır. Bu ne demek oluyor? L-Karnitin, yüksek karbonhidrat içeren bir besin tükettiğinizde bile, kandaki glikoz seviyesini şu demek oluyor ki kan şekerini düşük seviyede tutabilmekte ve glikojen doygunluğunu giderebilmektedir. Bu yüzden antrenman sonrası öğünlerde L-Karnitin kullanılması tavsiye edilmektedir.

L-Karnitin’in Performansa Tesirleri

L-Karnitin’in yağ yakmaya destek olabilen bir supplement bulunduğunu kanıtlayan sağlam veriler bulunmaktadır. L-Karnitin hacimlenme (bulk) döneminde yağlanmayı önleyerek daha iyi bir halde kas yapmanızı sağlar. Rejim döneminde ise yağların hücrelere taşınmasını sağlayarak enerji olarak yakılmasına yardım eder.

Meydana getirilen araştırmalarda ortaya çıkan en garip netice ise L-Karnitin supplementlerinin atletik performansa olan pozitif yönde etkileridir. Nottingham Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde meydana getirilen ve 24 hafta devam eden bir araştırmada, bir grup atlete sabah uyanır uyanmaz ve 4 saat sonrasında 80 gram yüksek glisemik indeksi olan bir karbonhidrat ile 2 gr. L-Karnitin verilmiştir. Öteki atlet grubu ise yalnız karbonhidratı almıştır.

Araştırmacılar düşük yoğunlukluktaki bisiklet egzersizi esnasında L-Karnitin alan grubun %55 daha azca kas glikojeni yakmalarına karşın %55 daha çok yağ yaktığını görmüştür. Yüksek yoğunluktaki bisiklet egzersizinde L-Karnitin alan grubun daha düşük laktik asit ve daha yüksek kreatin fosfat (ATP enerjisinin yapı taşlarından biri) seviyelerine haiz olduğu görülmüştür.

Deneklerin egzersiz testleri esnasında yorgunlukla baş etme kapasiteleri ölçüldüğünde ise, L-Karnitin alanların %25 daha uzun süre egzersizlere devam etmiş olduğu gözlemlenmiştir. Bunun sebebi, L-Karnitin alan atletlerin kas glikojenini korurken daha çok yağ yakmaları ve daha düşük laktik asit ve daha yüksek kreatin fosfat oranına haiz olmalarıdır.

Araştırmacılar bununla beraber kana hızlıca karışan yüksek glisemik indeksli 640 kalorilik karbonhidrat ile beraber L-Karnitin alan atletlerin, vücutlarındaki yağ oranlarının artmadığını tespit etmiştir. L-Karnitin almayan öteki grupta ise 2.3 kilogram’dan daha çok yağ artışı olmuştur.

L-Karnitin’in performans üstünde görülebilen tesirleri yalnız yağ yakmaya destek olabilmesinden ve glikojen kullanımını azaltmasından kaynaklanmamaktadır; L-Karnitin kaslara kan akışını da arttırmaktadır. Kan akışında artış olması demek, kaslara en fazlaca gereksinim duyduğu, egzersiz esnasında daha çok gıda maddesi ve hormonun erişmesi anlama gelir.  L-Karnitin vücuttaki nitrik oksitin (NO) oksidatif zararını azaltır fakat bununla beraber nitrik oksit üretimi elde eden vücutta anahtar rollere haiz enzimin aktivitesini de arttırır. Bu da kandaki nitrik oksit seviyesinin artarak antrenman esnasında daha fazlaca enerjiye haiz olmanız ve antrenman sonrası kasların daha süratli iyileşmesi anlamına gelmektedir.

L-Karnitin Kullanımı

L-Karnitini karbonhidratlarla beraber almalısınız. Karnitin ile ilgili meydana getirilen ilk araştırmalar başarısızlıkla sonuçlanmıştı zira karnitin doğru zamanda kullanılmamıştı. İnsülin tepe noktasındayken kaslar kafi seviyede L-Karnitin kullanabilir ve L-Karnitin kas hücrelerine ulaşabilir. L-Karnitin hücresel seviyede insülin aktivitesini arttırır ve kas hücrelerine daha fazlaca glikoz taşınmasını sağlar.

1 gr. L-Karnitin bile etkili olmasına rağmen 30-40 gr. karbonhidrat ve 20-40 gr. protein ile beraber 2-3 gr. L-Karnitin almak, en iyi neticeleri verecektir. Bu L-carnitine L-tartrate ve propionyl-L-carnitine için de geçerlidir.

Asetil L-Karnitin, yiyecek olmadan alındığında bile beyin, bağırsaklar ve kas hücreleri tarafınca kolayca emilir. Bu sebeple Asetil L-Karnitin kafein ve yeşil çay benzer biçimde yağ yakmaya destek maddelerle beraber ya da iki öğün içinde alınabilir.

L-Karnitini uzun süre kullanmanıza gerek kalmamıştır. Tertipli olarak alınan L-Karnitinin tesiri uzun soluklu olacaktır.

L-Karnitin Kullanım Zamanı

En iyi L-Karnitin kullanma zamanlarından biri de antrenman sonrasıdır, fakat yüksek karbonhidrat yada yüksek protein içeren bir öğünle beraber istediğiniz zaman da kullanabilirsiniz. Eğer yağ yakmaya destek başka bir supplement kullanıyorsanız, karnitini Asetil L-Karnitin formunda kullanmalısınız.

Karnitinin yağ yakımını ve performansı arttırıcı tesirini güçlendirmek için Asetil L-Karnitini 2-3 doz olarak, öteki yağ yakımına destek supplementler ile öğün aralarında ve 1 doz L-Karnitin ya da L-Karnitin L-Tartrate’yi antrenman sonrası öğün ile beraber alabilirsiniz.

L-Karnitin doğru kullanıldığında dayanıklılığınızı ve performansınızı arttırmaya destek olabilecek, güvenilir bir supplementtir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir